Güzel bir fikrim var. Şansım yok.

Güzel bir fikrim var.

Fakat ya başkaları çalarsa.

Yok yahu zaten birileri bu fikri düşünmüştür.

Önemli olan fikir değil değer. O fikri faaliyete geçirmek.

Adam söylemiş. “Hayata geçmeyen fikrin kime ait olduğu önemli değil.”

Şansım yok.

Okuldan veya iş yerinden tanıdığınız, şirket kurup başarılı olmuş başarılı arkadaşlarınızı düşünün. Sizden çok mu farklılar?

Tabi ki Hayır. Fakat şans hazırlı olanın karşısına çıkar.

Sen hazır mısın?

Şansız olmak kötü bir şey.

Fakat o kendi seçtiğim yol değilse çok daha kötü bir şey.

Tek yapmanız gereken resme şans penceresinden bakmak

Şansın ters gidecekse, hayallerini yaparken ters gitsin.

Kendi yolumuzu çizelim ve bol şanslı olalım.

Devamını Oku

Yapay zeka önümüzdeki beş yılda kontrolden çıkabilir

The Washington Post gazetesinin verdiği habere göre SpaceX ve Tesla Motors şirketlerinin başkanı Elon Musk, geçtiğimiz günlerde yaşanan internet tartışmasında, belirsiz bir yorumda bulundu. “Önümüzdeki beş yılda gerçekten de tehlikeli bir şey yaşanabilir” diye yazan işadamı, bununla birlikte hiçbir delil veya izahat sunmadı. Üstelik yorumu kısa bir süre sonra silindi, ancak sosyal ağ kullanıcıları bu mesajı kopyalamayı başardı.

Dünya’nın geleceğinin tehlikede olduğunu ifade eden uzman, “Yapay zeka üretimi alanındaki önde gelen şirketler güvenliği sağlamak için birçok adım attı. Yani tehlike olduğunu kabul ediyorlar. Ancak dijital süper zekayı oluşturup kontrol edebileceklerine ve istenmeyen biçimlerinin internete sızmasını önleyeceklerine inanıyorlar. Gelecek gösterecek” yorumunda bulundu.

Not:Alıntıdır.

Devamını Oku

Yazılım bilmeden mobil uygulama yapabileceğiniz bir platform: Shoutem

KASIM 20, 2014 / ADMİN / 0 COMMENTS
ShoutEm logoHer geçen gün mobilde yenilikleri görüyoruz. Şirketlerin mobil uygulama yatırımları artıyor, mobil reklam pazarı öngörülerin üstünde büyüyor.

Peki ya rakamlar bu kadar büyüme gösteriyor ama özellikle Kobiler veya bireysel girişimler minimum zaman harcamayla nasıl mobile yatırım yapacaklar? Restoranlarının mobil uygulamasını veya bir öğrenci kendi radyo uygulamasına yazılım bilmeden yapabilir mi sorusunun cevabı olabilicek bir girişimi tanıtacağız.

Müşterileri arasında USA Today, T-Mobile’ın bulunduğu Shoutem 2008’de kullanıcıların kendi sosyal platformlarını yapmaları için kurulmuş. 2011’de pivot ederek şu an kullanıcıların yazılım ve tasarım bilgisi olmadan sürükle-bırak ile iPad, iPhone, Android ve HTML5 uygulamaları yapmalarına olanak sağlayan platforma dönüşmüş. Bugüne kadar Bicro ve RSG Capital’den 1.65 milyon dolar yatırım alan Shoutem’in yazılım ekibi balkanlarda Zagreb’de, merkezi ise New York’ta.

Kullanıcılar kendilerine en uygun uygulama modelini seçiyor. Daha sonrasında tasarım seçeneklerine karar veriyor ve uygun eklentilerle mobil uygulama tamamen kişiselleştirilebiliyor. Üstelik yeni eklentilerin hiçbiri için ek ödeme yapılmıyor.

Örnek olarak restoran uygulaması için menüleri eklenebiliyor, fırsatlar sunulabiliyor, Foursquare veya Facebook ile uygulama üzerinden müşterilen yer bildiriminde bulunmasını sağlayabiliyorsunuz. Etkinlik uygulamasında ise konuşmacı tanıtımı, video, fotograf galerisi eklenebiliyor, anlık bildirimler gönderilebiliyor. WordPress tabanlı blogu olanlar ise WordPress eklentisiyle dinamik e-dergi yapmaları mümkün. Nihayetinde yaptığınız uygulamayı web sayfası üzerinden test etme fonksiyonu ise kolaylaştırıcı özellikler arasında yer alıyor.

Kaynak :http://webrazzi.com/2013/08/26/shoutem-mobil-uygulama-olusturma/

Devamını Oku

Başarabilirsiniz…

The Fear isimli oyun, Google Play platformunda satışa çıktıktan sonraki ikinci haftasında yeni ve en çok indirilen oyunlar arasında 4. sıraya yükseldi. Bu sayede oyunun fragmanı 120 ülkede izlenir oldu. Oyun 1 ay boyunca 4. sıradaki yerini koruyunca Google yöneticilerinin dikkatini çekti. Oyunun pazarlamasını yapan Abdulmecid, Silikon Vadisi’ndeki Google Kampüsü’ne davet edildi.

Dünya, henüz 19 yaşındaki iki gencin başarı hikayesini konuşuyor. Adları Abdulmecid Dündar ve Salih Yörük. İkisi de İstanbul Ticaret Üniversitesi öğrencisi… Yolları 2014’te üniversiteyi kazanınca kesişti. İç Mimarlığı kazanan Salih ile Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler kazanan Abdulmecid, İngilizce Hazırlık Okulu’nda aynı sınıfa düştüler. Kısa sürede arkadaş oldular. Sohbetlerinden birinde Salih, bir kitap yazmaya başladığını ve bunu dijital bir oyuna çevirebileceğini anlattı. Abdulmecit, “Yapalım, ben bunu pazarlarım” dedi. Böylece çok büyük bir başarıya dönüşecek iş ortaklığının temelleri atıldı.

OYUNU 4 KİŞİ TASARLADI

Biri Bilgisayar Mühendisliği, diğeri de yurt dışında Animasyon okuyan iki üniversite öğrencisini daha ekibe dahil ettiler. Salih’in kafasındaki The Fear oyununu hayata geçirmek için çalışmaya başladılar. Oyun 5 ayda hazırlandı. Ve 2014 Aralık ayında The Fear, Android’de yayınlandı. Korku temalı bu oyun bedava ve ücretli olarak iki farklı versiyonla oyun meraklılarına sunuldu. Oyun yayınlanır yayınlanmaz da, indirme çılgınlığı başladı. İkinci haftada en çok satın alınan oyunlar arasında dünya 4’üncülüğüne yükseldi. Bedava versiyonu 27 bin indirilme sayısına ulaştı ve fragmanın Youtube’da izlenme sayısı da 28 bini aştı. Artık oyuna birçok yabancı internet sitesinin yayınlarında övgüler düzülüyordu. The Fear, dünyayı sarsmıştı. Tam bir ay boyunca 4. sıradaki yerini korumayı başardı. Üstelik bu başarı, tek kuruş dahi reklam çalışması yapılmadan geldi.

GOOGLE’NIN DİKKATİNİ ÇEKTİ

Bu gelişmeler yaşanırken Abdulmecit oyunu tanıtmak ve yeni oyunlar için fon bulabilmek ümidiyle dijital dünyanın devi ABD’ye gitti. Silikon Vadisi’nde toplantılara katıldı. Google ve Apple çalışanları ile tanıştı, oyununu ve Türkiye oyun pazarını anlattı. The Fear, Google’ın üst düzey çalışanlarının da dikkatini çekti. ABD’de Silikon Vadisi’nde bulunan Abdulmecit, teknoloji meraklılarının rüyalarını süsleyen Google Silikon Vadisi Kampüsü’ne davet edildi. Gerisini Abdulmecid’ten dinleyelim:

“Beni davet eden Google üst düzey çalışanıyla birlikte tüm kampüsü gezdik. Ofis ortamlarını gösterdi, çalışma imkanlarından bahsetti, Google’nın sunduğu promosyon hizmetlerini anlattı. Buradaki ayrıntı, bir Google çalışanının, ilk defa eşi dışında birini kampüse davet etmesi. Bu, ayrıca gurur verici bir durum. Bana Google İstanbul Bürosu’na gidip iş ya da staj başvurusunda bulunabileceğimi söyledi.”

Devamını Oku